Anime ve Mangalarda Sıkça Rastlanan Kelimeler
 

Yayınlanan animelerde veya okuduğunuz mangalarda genellikle kullanılan terimlere dikkat etmeyiz. Çünkü ne de olsa Japonca bizim dilimiz değil ve sonuçta biz de ne izlediğimize bakarız. Ama bir müddetten sonra ,insan anime ve manga ile aşina olunca ister istemez ağzına bir takım terimler takılıyor. Sonra bu takılan terimleri bizim gibi anime ve manga ile aşına olan insanlarla konuşurken kullanıyoruz. Mesela birisine çok kızdınız veya o kişi konuşurken saçma sapan şeylerden bahsediyor ise kendinizi birden ona "- Baaaaaakaaaa!!! " derken bulabiliyorsunuz. Dediğim gibi bir müddetten sonra izlediğiniz anime veya okuduğunuz mangalarda kulağınıza aşina olan kelimeleri olur olmadık yerde kullanmaya başlıyorsunuz. Neden mi bunu diyorum? Çünkü çevremde anime ve manga izleyen kişilerde böyle bir şeyin olduğunu gözlemliyorum. Zaten ben de benimle bir hobiyi paylaşan birisi varsa, onunla aramızda eğlenmek için bu tarz terimleri kullanırım. Hem Japonca'mızı ilerletmek hem de eğlenmek için bu terimleri kullanıyoruz ister istemez. Hatta İngilizce veya Türkçe alt yazılı anime izlediğimizde, bize aşina olan bir terim karşımızdaki kişi tarafından söylendiğinde gidip alt yazıya anlamı ne acaba diye bakmaya da gerek duymayabiliyoruz. Çünkü zaten o kelimenin veya sözcük öbeğinin anlamını biliyoruz.

Japoncada genellikle her kelime gerçek anlamına çevrilmez, çünkü bazı kelimelerin öyle kullanımları vardır ki, yalnızca çevrilmedikleri zaman anlamlarını tam olarak ifade edebilirler. Elimden geldiğince bu kelimelere Türkçe'de anlam kazandırmaya çalışacağım ve animelerde çoğunlukla kullanılan kelime ve kelime öbeklerinin doğru Türkçe karşılıklarını vermeye çalışacağım.  Her ne kadar belirli bir seneden beri Japonca görsem de Japonca'ma pek güvenmiyorum. Ama madem oyungezerler olarak animeyi bu kadar seviyoruz ve benim gibi bazılarımız da bu işe otaku seviyesinde bağlanmış, böyle bir girişimde bulunayım dedim.

Kütüphanelerden ve netten böyle sözcükleri Türkçe'ye nasıl doğru şekilde çevirebiliriz diye bir araştırma yaptım ve bu yaptığım araştırma sonucunda düzgün bir şekilde anime ve mangalarda sözü geçen bütün öbeklerin anlamını yazmaya çalıştım. Bunun yanında Japonca'da her ünleme karşılık gelen bir kelime var ve bizim dilimizde böyle bir kullanım olmadığından Türkçe'ye çeviri biraz zor olacak. Bir de eğer eksik veya yalnış gördüğünüz bir şey var ise mutlaka çekinmeden benimle iletime geçerek bana bu yanlışı veya eklemek istediğiniz herhangi başka bir şeyi söyleyin ki bu sayede hazırladığımız bu sözlük daha geniş kapsamlı olsun^^

Son olarak final ve ödev yığını yüzünden kısa bir şey hazırlayacağım ama gelecek ay daha kapsamlı bir sözlük hazırlamayı düşünüyorum. Her neyse, eğer hazırsak alfabetik sıraya göre başlayalım o zaman ,

Yoshi hajimeru ^^'

Anata: "Sen". Bu sözcük başka birisine seslenirken kullanılan gündelik bir kullanımdır. Eğer doğru bir şekilde kullanmak istiyorsak bu sözcükle birlikte kişinin adının da söylenmesi daha güzel olacaktır. Telaffuzu "Ah-nah-tah"

Ano : Yukarıda da bahsettiğim gibi bu kelimenin gerçekte spesifik bir anlamı yok. Bu kelime bir çeşit ünlem. Yani " Hey!" veya "Bakar mısınız?" gibi anlamlara karşılık geliyor. Örneğin: Birisine bir saat sormak için yanına yaklaşmada veya birisinin dikkatini çekmek için kullanılan bir çeşit ünlem işareti. Teleffuzu "Ah-no"

Are : Bir şeye işaret ederken kullanılır bu sözcük. Mesela çayırda oturmuş manzarayı izliyoruz. O sırada gökyüzüne dikmiş bulutları izliyoruz. Bulutlar bizden uzak olduğu için elimizi kaldırıp işaret parmağımız ile gökyüzünü işaret edip "Bu bulutlar ne kadar güzel!" diyoruz!. Yani demek istediğim, bizden uzak olan bir şeye hitap ederken "Are!" kullanılıyor. Bu kelime -birinin veya bir şeyin başka bir yerde bulunduğunu göstermek- için kullanılan bir sözcük. Ayrıca bu kelimenin yanında, aynı anlama gelen fakat kullanım alanı farklı olan "Sore" ve "Kore" kelimeleri de kullanılıyor ki onları da sırayı bozmamak için ileride açıklıyacağım.

Arigatou Gozaimasu: Herkesin klasik olarak bildiği bir kelime. Karşınızdaki kişiye teşekürlerinizi bildireceğiniz zaman onun önünde eğilerek bu kelimeyi kullanırız. Türkçe anlamı "Teşekkür ederim!". Ayrıca gündelik kullanımda bu sözcük genellikle "Arigato!" olarakta kısaltılabiliyor.Yani karşınızdakine teşekkür etme istediğiniz ne kadar fazla ise bu resmiyet "Gozaimasu" eki sayesinde daha resmi bir hale geliyor.Ama kısaltarak kullanımı dediğim gibi arkadaş , yakın ve gündelik daha az resmi olan kullanımlarda kullanılıyor. Telaffuzu "A-ree-gah-toe Go-zai-mahs "

Asako: Bu kelimenin de "Are" gibi bir kullanımı var. Tam Türkçe manasını söylersek "Orada,orayı,oraya(there)"gibi anlamlara geliyor.Ayrıca "İşte(that's)" anlamına da gelebiliyor. Örneğin iki kişi yüksek yerde durmuş manzara izliyorlar ve bu iki kişiden birisi kendi oturduğu evi bulunduğu yerden görebiliyor. Bu kişinin bulunduğu ev kendisinden uzak olduğu için evinin "Evim işte orada!"derken "Asako" sözcüğünü kullanıyor.Asoko'nun yanında yine aynı anlama gelen ama kullanım yerleri farklı diğer iki sözcük ise "Koko" ve "Soko"sözcükleri. Bunlarıda sırayı bozmamak amacıyla ileride yazacağım. Teleffuzu "Ah-so-koh"

Atashi: Bu sadece bayanlar tarafından kullanılan bir kelime ve daha resmi bir şekilde "Ben" derken kullanılıyor. Yani gündelik dilde bayanların bu kelimeyi kullandığını görebilirsiniz. Telaffuzu "Ah-tah-she"

Atsui: "Sıcak" ve "Ilık" gibi anlamlara gelen sözcük. Ama ben bu kullanımın daha çok seksi şeyleri betimlemede kullanıldığını gördüm. Mesela benim gibi ecchi tarzını seven birisiyseniz burnunuz kanamadan gerçekten de çekici bir bayana hitap ederken bu kelimeyi kullanırsınız. Yani bu sıcaklığın karşınızdaki bayanın çekici ve alımlı olmasından geldiğini söyleyebiliriz. Telaffuzu "Ah-tsoo-ee".

Baka: Aptal , budala ve ahmak gibi anlamlara gelen sözcük. Açıkçası biz kendi dilimizde bu sözcüğü başka birisini aşağılamak amacıyla kullanıyoruz. Lakin bu sözcük Japonca'da bu kullanımın yanında daha çok birisiyle samimi ve içten bir şekilde alay etmek için de söyleniyor , yani kullanım ve konteksine göre değişiyor. Mesela ben yakın bir arkadaşım ile sohbet ediyorum. Bu arkadaşımla konuşurken konu kızlardan açılıyor ve o kişi benim hoşlandığım kızdan bahsediyor. Gerçekte biz yakın arkadaşımızın söylediği bu kızı sevsek de ona çaktırmamaya çalışıyoruz ve bu hissimizi vurgulamak için "Hadi ordan sende, budala şey"gibisinden bir şey söylüyoruz yani "Baaaaaakaaaaa!urusai"diyoruz o durum için.Ama dikkat ederseniz burada bu kullanımda karşımızdaki kişiyi aşağılama amacı gütmüyoruz. Daha hafif bir kullanımı var burada yani ve genellikle Japonlar ota ve çiçeğe zaten hep "Baka!"der =) . Teleffuzu "Bah-kah"

Baka Yaro: Yukarıdaki kullanımın daha ağır olan versiyonu bu. Yani "Yaro" burada Baka'yı pekiştirmek için kullanılmış bir tamamlama.Bu yüzden "Baka"kullanımının konseptini daha bir ağır hale getiriyor. Yani gerçektende birisine sinirlenmiş ve ona karşı daha ağır bir ifade kullanmak istersek bu sözcük öbeğini kullanıyoruz. Kısaca "Yaro" burada "çok kaba bir insanı" nitelerken kullanılıyor. "Bah-kah Yah-row"

Bakamono: Baka ile aynı anlama geliyor ama daha yumuşak bir anlamı olmadığından "Aptal" , "Budala" , "Ahmak" gibi manalara geliyor. Telaffuzu "Bah-kah-mo-no".

Chi: "Öz" ve "Ruh" anlamlarına gelen bir sözcük. Aslında bu kelimenin baya bir uzun hikayesi var ve kelimenin kökü Çince'den geliyor.Zaten Chi Çince bir kullanım ve telaffuzu da bu şekilde. Ama Japonca telaffuzu "Ki" olurken genel anlamdaki telaffuzu "Chee!"dir.

Chotto: Bu da çok kullanılan bir sözcük. "Bir saniye" gibi anlamlara geliyor. Yani birisini bekletme amacı güdüyorsak bu kelimeyi kullanıyoruz. Sonuna "Matte" veya "Kudasai" eklerini ekleyerek anlamı "Azıcık bekleyebilir misiniz" gibi manalara da getirmek mümkün.Ayrıca dediğim gibi Japonlar genellikle insanlara hayır demez onun yerine daha çok bu kelimeyi kullanırlar nedense. Pek de kibar millet canım. Örneğin bu kelimeyi kullanırken yüzünüz - özellikle de kaşlarınız - küçük emrah gibi mahzun bir hal almalı ve "Chotto"nun o sonundaki o harfini birazda uzatırsanız ortaya daha güzel bir kullanım ortaya çıkar. Telaffuz "Choh-toh".

Daijoubu/Daijoubu Ka: Bir çok anlama gelen bir sözcük. Manasını şu şekilde açıklarsak daha güzel bir kullanım olacağını düşünüyorum: mesela okulda elinizde dosyalarla koridorda yürüyorsunuz. Karşınızda ise çok tatlı bir kız/erkek bir öğrenci gelip size çarpıyor ve dosyalarla birlikte yere düşüyorsunuz. Karşınızdaki kişi hatasını anlıyor ve size "Daijoubu Ka" yani " Siz iyi misiniz? "diyor. Sizde buna karşılık olarak "Evet ben iyiyim"derken "Daijoubu desu!" diyorsunuz. Yani sonuna "Ka" eki aldığında "İyi misiniz?" veya "Her şey yolunda mı?"gibi anlamlara geliyor. Kısacası "Ka"burada soru eki.

Dame: "Olamaz!" ve "Hayır"anlamına gelen olumsuz durumlarda kullandığımız bir kelime. Örneğin küçük kardeşiniz evde annenizin en sevdiği vazoyu kırdı ve ilk tepkiniz ne olurdu? "Amaağn tanrıığğm ! Olamağzz"  yani "Dameeeeee yooooo!" olurdu değil mi?

Dare: Aslında bu sözcük "Anata wa dare desu?"nun kısaltılmış versiyonu. Yani "Kim?" , "Kim var orada?" , "Kim o?" gibi karşılıklara denk geliyor. Yani kapı ziliniz çaldı ve kapı deliğinden bakarak "Dare?"diyoruz.

Datte: Bu kelimenin Türkçe'mize doğrudan çevirisi şudur : "Fakat,lakin,ancak" ve "Hatta ,neredeyse". Duruma göre "Özellikle" olarak da çevirebilmemiz mümkün ama dediğim gibi bu çeviri o anda bulunduğunuz durum ile alakalı.

Demo: Kısaca " Fakat ve Ancak" demek. Telaffuzu "deh-moh"

Dewa: Bunu da kısaca "Pekala" veya "Öyleyse(Madem öyle)" veya veya "Bu durumda" şeklinde çevirebiliriz. Telaffuzu "Deh-wah"

Doko: Yer sorarken kullanırız bu kelimeyi. "Nereye,nerede,nereden?" veya "Neresi?" gibi Türkçe kelimelere karşılık gelen bir kelimedir bu. Telaffuzu "Doh-ko"

Doushite: "Niçin" ve "Neden" gibi sözcüklere karşılık gelen sözcük. Teleffuzu "Doh-sh'teh"

Doozo: Dozo şeklinde yazıldığında "Buyrun" anlamına gelen kelime. Hatta Japonlar bunu o kadar abartırlar ki ota çiçeğe dozo derler. Hatta aralarında şöyle bir diyaloğun geçmesi muhtemeldir: "-dozo (buyrun)" "-dozoo(aa olurmu efenim asıl siz buyrun)" "-doozo(estağfurllah , ne haddime,önce siz)" "-dozoo(aa,olmaz takahara bey,hep ben buyuruyorum,bu sefer siz buyrun)" diye zincilereme olarak sonsuza kadar bu diyalog devam eder. Bunun yanında dozo kelimesi aikido camiasında "tatami'ye buyrun, çalışmaya başlayın." anlamında kullanılır. Bunu söyleyen sensei'ye dozo diyerek karşılık vermemeniz hakkınızda hayırlı olur. "Dôzo" şeklinde okunur.

Ecchi: Sözüm buradan Onaga, Theo ve Syscleaner'a!! Öhöm. Efenim şimdi bu kelimenin gerçek anlamı "hentai"ile karıştırılıyor.Ama yine de aynı anlama geldiğini söylebiliriz. Yani bu kelimenin Türkçe manası "(pır'vırt) yani (cinsel)sapık"manasına denk geliyor. Kısaca "Hentai"sözcüğünün daha yumuşak bir kullanımı diyebiliriz. Eğer karşımızdaki kişinin katıksız sapık olduğunu söyleyecek isek (daha apır bir şekilde) o zaman "Hentai" diyoruz. Bunun yanında "Hentai" kelimesi her yerde söylenmediği gibi "Ecchi" kelimesinin kullanım alanı genellikle arkadaş ve aile ortamı çerçevesi içerisinde geçiyor. Yakın olduğumuz kişilere hitap ederken kullanıyoruz bu sözcüğü. Aslında bu kelimenin gerçek anlamı aşktır, ama günümüzde bu anlam çarpıtırılarak sapık anlamında kullanılmaktadır. Anime dünyasında ise merdiven altı dikizleri,uçuşan etekler ve etek altı sahnelerde karşımıza çıkan ve hentai ile akraba olan fakat o kadar abartmayan sahneleri anlatmak için kullanılan bir tabir olmuştur bu kelime. Nasıl desek "Hentai" (biraz ağır tabir olacak affınıza sığınarak) için nasıl porno tabiri kullanıyorsak ecchiye ise erotik diyebiliriz. Yani ecchi tarzı animelerde bu tarz sahneler olmadığından dolayı yani çıplaklık fazla abartılmadığından, genellikle bu tabir kullanılıyor. Kısacası ecchi'de o düşündüğünüz kötü sahneler yok,sadece müstehcenlik mevcut, o kadar. Telaffuzu "Etch-ee"

Gambatte: Bu kelimeninde tam olarak bir çevirisi yok. Acaba deyim olarak mı kullanıyor diyeceğim ama tam olarak bir mana ararsak bu kelimede " Elinden gelenin en iyisini yap!" , "Dövüşmeye-savaşmaya- devam et" , "Denemeye devam et" , "Çok çalış" gibi manalara karşılık geliyor. Telaffuz "ghahm-baht-eh"

Gomen nasai: "Gomen" kelimesinin daha kibar ve nazik şekilde söylenişi. Yani manası "Özür dilerim!" dir. Telaffuzu "Go-men Nah-sigh"

Hai: "EVET!" Telaffuzu "Hi".

Hajimaru: "Haydi şu işe başlayalım" ve "Başlamak" manasına gelen sözcük. Telaffuzu "Ha-jee-meh-roo"

Hanase: Örneğin birisi sizi yakaladı ve bırakmıyor (veya kapkaççı çantanızı yakaladı ve siz ona direniyorsunuz çantanızı vermemek için). Bu yüzden ondan kurtulmak için ağzınızdan süzülen o istemsiz olarak söylediğiniz sözcükler nedir? "Bırraak beeniii!!" , "Saaa beeğni bırak dedim!", "Bıraksana çantamı yaaa!!". Telaffuzu "Heh-ee-key"

Hentai: Yukarıda gerekli açıklamayı yaptığımı farzederek sadece manasını söylersek "(cinsel)sapık" manasına gelen sözcük. "Hen-tie"

Hidou: Birisi geldi canınızı yaktı veya nasıl desem birisi sizin kalbinizi kırıp küstahlık ve kabalık yaptı. Ona kaba ve acımasız olduğunu söylerken bu kelimeyi kullanıyoruz. "acımasız, zalim, gaddar, kaba, huysuz, haşin" manalarına geliyor kısaca. Telaffuzu "Hee-doh-ee"

Honto (-ni):  Genellikle anlamı karıştırılan bir sözcük bu. "Doğruyu söylemek gerekirse" , "Aslında" ve "Gerçekte" manasına geliyor. Sonundaki "ni" eki sizi şaşırtmasın çünkü anlamı pek değiştirdiği söylenemez. Ayrıca kelime soru sorarken de kullanılıyor. Mesela birisi size sınavdan beklemediğiniz halde yüksek bir not aldığınızı söyledi. Siz de buna karşılık ona şöyle dersiniz "Honto ni?" yani "Sahiden mi? Gerçekten mi?" ve o da size "Honto ni honto" yani "Sahiden/Gerçekten de"diye karşılık verir. Resmi olarak "Ho-un-toh"diye telaffuz edilir lakin daha çok kullanımı "Hon-toh" veyahut da "Hon-toh nee"dir.

Ii: "İyi" , "Güzel" ve " Çok iyi " gibi anlamlara karşılık gelen sözcük. Telaffuz "Ee-ee"

Iie: Türkçe'de kısaca "Hayır" demek. (çok basit bir açıklama oldu yahu bu). Telaffuz "Ee-eh"

Itai: "Acıyor" veya "Acıdı" manasına gelen; geniş zaman biçiminde sıfat, isim ve ünlem gibi farklı şekillerde kullanılan bir sözdür bu. Yani efenim şimdi ayağınızın serçe parmağını masanızın kenarına çarptınız ve haliyle acı içinde "Acıyooo!" yani "Itaiiii!" dersiniz. Kısaca "Ouch!"un kelime ile vucud bulmuş halidir bu sözcük. Tellafuzu "Ee-tay"dır lakin kızlar (acı çeken liseli japon kızı) genellikle bu kelimeyi "Eat-tie"şeklinde telaffuz ederler.

Iya: "Bu çok tatsız bir şey" veya " Bu canımı yaktı , kahretsin!" anlamına geliyor. Yani bir şeyden duyduğunuz hoşnutsuzluğunuzu vurgulamak için kullanılan ünlem niteliğinde bir sözcük. Lakin "Iya" sözcüğü sadece ünlem anlamında kullanıldığında, "Hayır" veya bir şeyi kabul etmeme(-kabullenmeme-) gibi durumlarda da kullanılabiliyor. Bunun yanında bu sözcük daha da kısaltılarak "Ya" veya "Ya da" şeklinde de kullanılabiliyor, buradaki "Ya"daki "-da" eki vurgusu yapılan kelimenin sonuna ekleniyor. Telaffuz biçimi "Ee-yah"

Ja ne: Gündelik hayatta yani daha az resmi kullanımlarda "Hoşçakal" manasına karşılık gelen sözcük - "Görüşürüz" gibi. Hatta kelime sonundaki "-ne" ekini çıkartarak daha da kısaltabilirsiniz "Ja" gibi. Tellafuzu "Jya-Neh".

Jama: Bir şeyin size engel olması durumunda söylediğiniz sözcük. Kısaca "Engel" , "Yoluma çıkıyorsun!" , "Bir şeyin tıkanması" gibi manalara gelebiliyor. "Jah-mah"

Juku: Bu kelimenin tam çevirisi birazcık zor, bunun sebebi de ülkemizdeki eğitim sistemiyle Japonya'dakinin birbirlerinden farklı oluşu. "Juku" yu ben "Etüt dersleri" olarak çeviriyorum. Yani bir dersten geri kaldınız, bu dersin telafisini yapmak için etüt sınıflarına gidersiniz veya bu bir sonraki konuyu daha iyi anlamak için de olabilir. "Juku" okulda ders bittikten sonra okul sonrası kalınan etüt dersleri gibi bir şey. Yani iyi bir okul hedefliyorsanız notlarınızı yüksek tutmak için veya derslerinizden çakmak istemiyorsanız notlarınızı düzeltmek için okul sonrası ek ders verilen sınıflar olarak açıklayabiliriz bu kelimeyi. Lakin Japonya'da üniversiteye hazırlanan bir çocuk için aynı şeyi diyemeyiz. Bu Japon gencimiz lise son sınıftadır ve üniversiteye hazırlandığı için Japon okullarda dersten sonra öğrencilerin toplandığı hazırlık sınıflarında öğretmenleri tarafından üniversiteye hazırlanır. Yani dershane gibi bir şey diyebiliriz, hatta iyisi mi dershane diyelim biz. Kısacası "Juku" akşam gidilen, üniversiteye hazırlık dershaneleri gibi bir şeydir. Telaffuz "joo-koo"

Ka: Yazıldığı gibi telaffuz edilir.Kendisi bir soru ekidir. Örneğin yukarıdaki gibi bir örnek verelim "-Daijoubu ka" -> "İyi -misin?".

Kawaii: Japonların sıklıkla kullandığı bir sözcüktür. Gördükleri ve beğendikleri her şeye "Kawaii" derler. Yani kısacası " Çoook tatlıı!" veya "Ayh ne kadarda şeker" gibi manalara gelir. Telaffuz "Khawaii"

Kimochi: Türkçe manası "Duygu" ve "His" olan kelime. Bir örnekle manasını pekiştiricek olursak mesela, sevgilinizle birlikte romantik bir film izliyorsunuz sinemada. Filmde iki sevgili romantik bir akşam yemeği yiyor. Ama aniden esas oğlan cebinden bir kutu çıkartıp onu sevdiceğine veriyor.Kız kutuyu açıyor ve sevgilisi ona evlenme teklifi ediyor. Bu sırada sizin yanınızda oturan sevgiliniz bu romantik sahnenin etkisinde kalmış, kolunuza girerek ve de gözlerini kapatıp derin bir iç çekerek : "Qpaax!! Ne kadarda romantiiikkkk(-Kimochi ne?) değil mi?" diyor size. Yani burada "Kimochi" daha çok insanın içinden gelen o sıcak duyguları belirtirken kullanılıyor. Telaffuz "Ki-moh-chee" not:Bu arada kattiyen "Kimichi"ile karıştırmayınız =)

Kisama: "Sen" kelimesinin, aşağılayıcı ve küçük düşürücü halidir. Yani karşımızdaki kişiyi aşağılamak ve küçük düşürmek istiyorsak "Kisama" deriz. Örneğin karşınızdaki kişi sizi çileden çıkartacak çok uygunsuz bir şey yaptı ve siz de "Seniiii ben var ya!" yani "Kisaamaağğ!" dediniz. Ee peki bu kelimeyi söyledikten sonra genellikle ne olur? Kavga çıkıyor genellikle. Çünkü bir tahammül edememe durumu söz konusu bu kelimenin kullanımında. Her neyse kısaca dediğim gibi "Sen" kelimesinin hakaret ve aşağılayıcı hali diyebiliriz "Kimochi" için. Telaffuz "Kee-sah-mah"

Kiyotsukete: Türkçe'mizde "Kendine iyi bak!" karşılığına denk gelen kelime. Bunun yanında "Dikkatli ol!" manasında, bir şeye dikkat edilmesi gerektiğini söylemek için bu kelime kullanılır. Telaffuz "Key-yo-tsoo-keh-teh"

Kono ama: "Sürtük" demek. İlginç olan "ama" eki Türkçe'ye rahibe olarak çevriliyor. Şu yabancı dillerdeki kullanım çeşitliliğine hayran olmamak elde değil açıkçası =) Telaffuz "Koh-no Ah-mah"

Kore: Yukarıdada belirttiğim gibi, "Ara" gibi bir şeyin yerini gösterirken veya işaret ederken kullanılır bu sözcük. "Are" den farklı olarak bu kelimenin kullanımı işaret edilen nesne konuşmacıya dinleyiciden daha yakın olduğu zaman kullanılıyor. Mesela arkadaşım ile oturmuş televizyon izliyoruz. Arkadaşım içecek almak için ayağı kalktı ve mutfağa geçti ama bardağını yanımda duran masada unuttu. Masanın üzerinde benim ve arkadaşımın bardağı var ve arkadaşım bana "Bardağımı getirir misin?" diye ricada bulundu. Bende ikisi birbirine benzeyen iki bardaktan birisine işaret ederek "Kore wa?" yani " Bu mu ?" diye soru soruyorum. Burada, bardağa en yakın ben olduğumdan dolayı böyle kullanıyorum. Daha basit bir örnek verecek olursak; ben elimde bir şey tutuyorum ve arkadaşım bana elimdekinin ne olduğunu soruyor. Ben de "Kore?" yani "Bu mu" diye soruyorum. Ama "Sore" de kullanım bunun tam tersi. Onu da burada açıklamak gerekirse elinde bir nesne tutan kişi ben değil dinleyici yani siz oluyorsunuz. Ben de elindekinin ne olduğunu soruyorum ve ona "Elindeki ne?"diye soru soruyorum yani "Sore wa?" şeklinde. Umarım anlatabilmişimdir.

Kuso: Lanet okumak. İngilizler nasıl her şeye "Shit" diyorsa, canlarını sıkan bir şey oldumu veya hoşnutsuzluğunu belirtmek için, Japonlar da "Shit" yerine "Kuso" kullanıyorlar işte. "Kew-so" gibi telaffuz edilebildiği halde "K'so!" kullanımı daha yaygındır.

Mada: Tam bir çevirisi yok bu kelimenin ayrıca tam bir Türkçe karşılık da bulamıyorum. Manasını açıklayacak olursak; hala, henüz gibi bir manaya geliyor. "Mou" ise bunun tam tersi. Telafuzu "Mah-Dah"

Masaka: Öyle bir durumla karşılaştınız ki gözlerinize inanamıyorsunuz. İşte böyle durumlarda bu duygularınızı ifade ederken bu kelimeyi kullanıyoruz. Tam Türkçe manası "Olamaz!" , "İmkansız!" veya "Böyle bir şey nasıl olabilir?" gibi söz öbeklerine karşılık gelebiliyor. Telaffuzu "Mah-sah-kah"

Mattaku: "Taku" olarakta kısaltılabilen bu kelime genellikle karşınızdaki çok ısrarcı olduğu ve bundan dolayı sizi sıktığı zaman tepki verirken kullanılır. Yani tam anlamı "Oh,lütfen" veya "Bu olduğunca çok fazla" gibi manalara gelebiliyor. Mesela arkadaşınız vır vır başınızın etini yiyor, siz de tepki olarak onu azarlıyorsunuz ve cümlenizin sonunda da o anki ruh halini belirmek amacıyla"-taku" veya "mattaku" diyorsunuz. Telaffuzu "Tah-koo" veya "Mah-tah-koo"

Matte: Direk çevirdiğimizde "Bekle!" manası çıkıyor. "Matsu" sözcüğünün emir hali diyebiliriz kısaca. Bunun yanında "Chotto" ile kullanılıp "Bir saniye bekleyebilir misiniz?" gibi sözcük öbeği kurulabilir. Telaffuzu "Mah-teh" veya "Choh-toh Mah-teh"

Minna: "Herkes" manasına gelir. Lakin kelime sonuna "san" "chan" ekleri gelirse hitabet ettiğiniz kişiye göre kullanımı değişir. Mesela "Mina-san"ı tanımadığımız yabancı kişilerden bahsederken kullanırız ama "Mina-chan" veya "Minna"yı arkadaş ve yakın çevre için kullanırız. Telaffuzu "Me-nah"

Mo: Bununda literatürde bir çevirisi yok ama Türkçe manası "Aynı zamanda" , "Hem de" veya "Ayrıca" gibi anlamlara karşılık gelebiliyor. Telaffuzu "Moe"

Mochiron: Arkadaşınız ile doğum günü partisi hakkında kimleri çağırsak gibisinden bir sohbet içerisindesiniz. Arkadaşınız şu gelsin bu gelsin filan diyor ama birden sevdiğiniz kız veya çocuğun adını söylüyor ve size o da gelsin mi diyor. Sizde "Mochiron!" yani "Tabiki de!" gibisinden mutlaka gelmesi gerektiğini ifade eden bu kelimeyi kullanıyorsunuz. "Olabilir!" anlamına da geliyor ayrıca bu kelime. Telaffuzu "Mo-chi-ron".

Mou: Yukarıda da bahsettiğim gibi, "Mada"nın kullanımı ile aynı fakat anlamı farklı. Yine bir kişinin bulunduğu durumu belirtiyor lakin bu bulunduğu durumun geçmişi şu anki durumunu etkiliyor. Mesela birisi ile çıkıyorsunuz ama günün birinde çıkıp eski sevgiliniz çıkageliyor karşınıza bu yüzden bu durumda kuracağınız cümlede bu kelime olacak.Çünkü zaten bir ilişkiniz var ve sevgilinizin o anki durumunuzu etkilediğinden dolayı bir hoşnutsuzluk duygusuna hakimsiniz. Telaffuzu "Mo"

Nanda: "Nan"ın anlamı "Ne", "Da" ise "var" anlamında kullanıyor. "Nanda" dediğimizde ortaya "Ne var?" ve "Bu ne?" gibi bir anlam çıkıyor. Telaffuzu "Nan-dah"

Nani: Klasik olarak "Ne?" ve "Ne var?" demek. Ayrıca sonuna "o" eki de gelirse "Ne var üleen" gibi bir manaya geliyor ki biz onu hiç karıştırmayalım. Kızgınlık veya kuşku, şaşkınlık veyahut da güvensizlik durumunda bu soru kelimesini kullanıyoruz Japonca'da. Telafuzu "Nan-ee"

Nani Kore?: Mesela bir roman okuyorsunuz ve bir müddet sonra "Nani" sözcüğü ile bir hayli aşina oluyorsunuz. Şimdi "Kore"nin anlamı "Bu" olduğundan bu iki kelimeyi bir araya getirip "Bu ne?" öbeğini elde ediyoruz? Ne kadar ilginç değil mi Japonca?=) Ayrıca daha uzun versiyonu "Nani o Kore?". Telaffuz "Nah-nee Kor-eh"

Ne: Diğer bir tam karşılığı olmayan kelime. Biraz zorlarsak bunun daha çok ünlem olarak kullanıldığını görebiliriz "di mi?" gibi. Mesela birisi ile konuşuyorsunuz ama karşınızdaki size sanki sizi dinlemiyormuş hissi veriyor. Bu yüzden onun dikkatini çekmek için kurduğunuz cümlenin sonuna "Ne" getiriyoruz ki oda bize başı ile işaret edip dinlediğini göstersin. Yolda yürürken bir dükkanın içinde sevgiliniz peluş oyunca gördü ve  "Sugoi desu Ne?" yani "Çok tatlı değil mi?" dedi. Buradaki amaç sizinde onayınızı almak. Telaffuz : "Neh".

No: Sıfat yaparken kullanılan bir ek. Genellikle bir şeyin bir şeye ait olduğunu göstermek için kullanılır "Mülkiyet" ve "Sahiplik" gibi.Telaffuzu yazıldığı gibi.

Oi: "Heyyy" !!!

Omae: Yine pek resmi olmayan kullanımlarda "Sen" demek için kullanılır. Buradaki "Sen"i yabancı biri ile konuşurken kullanmayız nezaket kuralları içerisinde olması açısından. Lakin aşina olduğumuz biri ile konuşuyorsak bu kullanım caizdir. Mesela sizden büyük birisine "Omae" diye hitap edemezsiniz ancak sizden küçük ve sizi tanıyan birisine söyleyebilirsiniz bu kelimeyi. Telaffuzu "Oh-mah-eh"

Onegai: Herkesin bildiği üzere "Lütfen" demektir. Bunun yanında "Hitotsu onegai ga aru n desu" kullanımının kısaltılmış halidir yani diğer bir değişle "Size bir şey sormak istiyorum,sizden bir şey isteyebilir miyim,sizden bir şey rica edebilir miyim?" kullanımın kısaltılmışıdır.Kısaca "beğenme, onay; sevgi, sempati"nin Türkçe halidir. Ama ben sizin kafanızı karıştırmayayım en iyisi siz bunu "Lütfen" olarak bilin yeter. Telaffuzu "Oh - neh - gai"

Onee-chan: "Büyük abla veya abla" kullanımına karşılık gelir. Kısaltılmışı "-Ne-chan"dır. Bu kısaltılmış hal, gündelik ve resmi olmayan durumlarda tanıdıklarımıza hitap etmek için kullanılır. Mesela benim çok sevdiğim, benden büyük birisi var. Bu kişi ile aramız da sıkı fıkı. Bu yüzden ona seslenirken "Ne-chan" diyebilirim. Yani illa aranızda kan bağı olacak diye bir şey yok. Telaffuzu "Oh-neh-chan"

Onii-chan: "Abi" demektir. Yukarıda dediklerimin hepsi bu kullanım için de geçerlidir. Kısaltılmışı "Ni-chan"dır. Yukarıdaki kullanımdan farklı olarak mesela liseye giden bir genç kız, kendisinden büyük birisine arkadaşça hitap etmek babında "Oni-chaan" diyebilir. Ama biraz daha büyüdüğü zaman yani 20lere geldiği zaman birisine kalkıp abi derse bu tarz, işte o biraz abes kaçabilir. Telaffuzu "Oh-ne-Chan"

Otoko: "Bayan" veya "Erkek" demektir.Telaffuzu "Oh-toe-koh".

Sensei: Genellikle okulda öğrenciler öğretmenlerine bu şekilde seslenirler. Ayrıca bu anlamının dışında "Usta" ve " Doktor" anlamında da kullanılır. Telaffuzu "Sen-seh"

Seifuku: Okul tarzı animelerde kızlar veya erkekler arasındaki giyim konusunda rastlayabiliriz bu kelimeye. Anlamı ise "Üniforma" demek. Telaffuzu "Seh-ee-foo-koo".

Sekai: "Dünya" demek.Telaffuzu "seh-kah-ii".

Shijintenchisho: Yeri ve göğü yaratan tanrılara verilen genel isim. Ayrıca "Güç" , "Kuvvet" ve "Kudret" manalarına da gelmektedir.Bu kullanımın "Seichem Rei" ile bir bağlantısının olup olmadığını henüz çözebilmiş değilim. Ayrıca telafuzu biraz ilginçtir. Literatürde "She-jeen-ten-chee-sho" diye telaffuz edilir ama seslendirme sanatçıları son iki heceyi yutup ortaya daha değişik bir telaffuz çıkartabiliyor bazen.

Shikashi: Telaffuzunu sevdiğim bir kelimedir. "She-kah-shee" diye okunur ve anlamı "Yine de" ve "Bununla birlikte" dir.

Shikkari shite: Bu öbeğe genellikle animelerde baş karakterin sevdiği birisi kendi kollarında can verdiği zaman rastlarız. Bunun yanında birisi bilincini kaybettiği veya bayıldığı zamanlarda da kullanılır. Manası "Kendine Gel" , "Üstüne başına düzen ver" veyahut da " Biraz daha -dayan-" demek doğru olacaktır. Şöyle düşünün mesela iki yazgı arkadaşı savaşta yaralanır. Ama bu iki kişiden birisinin durumu ağırdır. Diğeri bu gidici arkadaşın yaralarını iyileştirmeye çalışırken diğer yandan da "Shikkari shite!!" yani "Biraz daha dayan!" der ve kendisine gelip bilincini kaybetmemesini söyler. Bu öbeğin diğer bir kullanımı ise Shikkari shiro"dir. Telaffuzu "Shee-khar-ee-shteh" ve "Shee-khar-ee-sheerow"dir.

Shite iru: "Bilmek" veya "Shite iru yo" yani "biliyorum manasına gelen kelime. Telaffuzu "She-teh Ee-roo"

Sou Ka: "Anlıyorum" veya "Öyle mi düşünüyorsun" manasına gelir. "Soh-kah" diye telaffuz edilir.

Sou Da: Yine aynı "anlıyorum" manasına gelen ve "Soh-da" olarak telaffuz edilen sözcük öbeği.

Sou Sou: Bu kullanımı, örneğin birisi size bir şey anlatırken ve o kişinin dediklerini onaylarken kullanırız. Yani "Evet evet haklısın" ve "Aynen öyle" gibi Türkçe'ye çevirmek mümkün. Telaffuzu "Soh-Soh".

Sugoi: Çok hoşunuza giden bir şeyi ifade ederken kullanılır. Yani "Wow!" veya "Harika", "İnanılmaz!" manalarına denk geliyor bu sözcük efenim. Telaffuzu "Soo-goi"

Suki: Hoşlanmak ve de eğer birisinden hoşlanıyorsanız o hoşlandığınız kişiye ilgi duyduğunuzu göstermek amacıyla kullanılan bir kelime "Suki". Karşı cinsteki kişilere karşı kullanılabileceği gibi çiçeğe ,eşyaya, börtü böceğe de kullanabilir.

Sumimasen: Birisinden izin isterken, nezaket kuralları çerçevesinde "Pardon" veya "Afedersiniz" demek için kullanılır bu kelime. "Doozo" veya "Domo Arigato Gozaimasita" ile beraber Japonya'da en sık duyacağınız kelimelerdendir. Bunun yanında birisinin dikkatini çekmek için de kullanılır veya Japonya gibi kalabalık bir ülkede yaşıyorsanız mesela metroda kalabalık yığın arasında kendinize yol açmak için bu kelimeyi kullanırsınız. Ah unuttum bizim belediye otobüslerini de örnek verebiliriz. Kısaca kalabalık bir yerde kendinize yol açmak için millete rahatsızlık vermemek güdüsüyle kullandığımız bir kelime bu. Telaffuzu "Sue-me-mah-sen"dir.

Tasukete: "HELP!" yani "Yardım edin!" manasına gelir. Telaffuzu "tass-keh-teh"

To: "ve" demektir. "toe" diye okunur.

Urusai: Sınıftasınız ve öğretmen olduğunuzu düşünün. Normal bir şekilde "sus" demenize rağmen sınıfta yoğun bir gürültü var. Artık sizin sabrınız taşmakta ve her an cinnet geçirebilirsiniz. Sabrınızın son demlerinizdesiniz ve yine "susun" dediğinizde kimse susmuyorsa "URUSAI NAA!" yani "Evladım keser misiniz sesinizi!" diye bir çıkış yaparsanız öğrencilerinizin sus pus olduğunu görürsünüz. Sıfat olarak kullanılmasının yanı sıra birisini susturmak amacı güden insanların kullandığı bir sözcüktür. Kısaca "Kes sesini" ve "Konuşma!" manalarına denk gelir. Ama siz siz olun Shana gibi üç kere üst üste "Urusai Urusai Urusai!" demeyin yoksa karşınızdaki insanı üzersiniz. Telaffuzu "Ew-rew-sigh" ama siz "yurussai" deseniz de olur =)

Uso: "Yalan" manasına gelen kelime ve genellikle kızlar tarafından kullanımı tercih edilen bir sözcüktür. "Masaka" ile hemen hemen aynı anlama gelir. Telaffuzu "Ew-so".

Wa: Japonca'da içinde w geçen tek hece. Bir de o hecesi edat olarak kullanıldığında wo gibi okunur ama orası ayrı.

Watashi: "Ben" anlamına gelen kelime. Kısaca birisi kendisinden bahsediyorsa bu kelimeyi kullanır. Telaffuzu "Wah-tah-shee"dur.

Yakusoku: İkiniz çok yakın arkadaşsınız ama kader bu ki yakın arkadaşınız sizden ayrılmak zorunda ve şehir dışına okumaya gidecek. Haliyle birbirinizi göremeyeceğiniz için tekrar görüşeceğinize dair birbirinize yemin ediyorsunuz ve siz arkadaşınıza "Yakusoku" yani "Söz mü?" diyorsunuz o da size "Yokusokushta!" yani "Söz!" diyor. Bu sayede birbirinize bağlılık yemini etmiş oluyorsunuz. Telaffuzu "yah-k'so-koo".

Yamette: Öyle bir arkadaş düşünün ki eli ayağı rahat durmuyor. Bir eli omuzunuzda diğer eli bacağınızda. Ama bir müddet sonra artık tahammül edemiyor ve "Yamatte!" yani "Artık yeter!" diyorsunuz. Kısacası "Dur!" ve "Yeter!" anlamında kullanılıyor. "Yameru" kelimesinin daha az resmi hali olmakla birlikte diğer bir kullanımı ise "Yame"dir. "Yah-meh-teh" diye okunur.

Yahari: Yahari sözcüğü "Yappari" kelimesinin daha az resmi yani günlük konuşma dilinde kullanılan halidir. Bu kelime bir şeyin olmasının beklendiği veya bir şeyin sonucunu önceden bilindiği durumlarda kullanılır. Örneğin sarhoş birisi araba kullanıyor ve kaza yapıyor. Sen de bu durumda "Yappari ne" dersin çünkü zaten o kişinin kaza yapacağı ortadadır. Diğer bir deyişle "Biliyordum zaten" ve "Öyle olması çok normal" gibi manalara gelir. "Yah-ha-ree" diye telaffuz edilir.

Yatta:  "Yaşasın" ve "Başardım" manalarına gelen ünlem ifadesidir. Yani bir şey başardığınızda veya yaptığınız bir şeyden gurur duyduğunuzda bu sözcüğü sarfedersiniz. Mesela futbol karşılaşmasını kazanan bir takımın söyleyeceği ilk şey "Yatta"dır, yani "Başardık!" ve "Nasıl Koduk!" manasına gelir. "Yah-tah" diye okuruz.

Yokatta: "Allah'ım sana şükür ve hamd olsun!" manasına gelen şükür kelimesi. Yani içinizi rahatlatan bir durumda sarfedersiniz. Mesela aileniz uçak ile seyahate çıkıyor ve uçaklarının kaza yaptıgı haberini alıyorsunuz. Dünyanız yıkılıyor lakin başka birisi gelip o uçağın ailenizin seyahat ettiği uçak olmadığını söylüyor ve siz "Yokatta!" yani "Allah'ım sana şükürler olsun onlara bir şey olmamış." diyorsunuz.  "Yo-kah-tah" diye zikredilir.

Yoshi: Kullanım alanına göre "Pekala!" , " Tamamdır!" veya "Hadi gidelim" ," Hadi şunu yapalım!" gibi manalara karşılık gelebilir. Yani birisi bir işe kalkıştığı ve kararlı olduğu zamanlarda bu kelimeyi kullanır. Mesela her zaman derslerden çakan birisi gaza gelip "Yoshi" diyip ben artık ders çalışacağım ve bu dersi geçeceğim diye kararlılığını gösterirken bu kelimeyi kullanır ve ders çalışmaya koyulur. "Yosh-ee" diyen birisine rastlayabildiğiniz gibi son hecesini çıkarıp "Yosh" diye telaffuz etmeniz de mümkün.